Modern insanın en sık karşılaştığı yanılsamalardan biri, sabah uyanır uyanmaz dünyadan haberdar olmanın “verimlilik” sağladığını düşünmesidir. Ancak bilişsel psikologların yaptığı araştırmalar, uyanma anında beynin henüz “yaratıcı” bir modda olmadığını, bu dönemde dışarıdan gelen bildirimler, haberler ve e-postaların zihni anında “tepkisel” bir duruma geçirdiğini ortaya koyuyor. Bu durum, sabahın ilk dakikalarında dopamin seviyelerini hızla tüketerek, gün içinde karşılaşacağınız zorlu görevler için gereken zihinsel enerjiyi erken harcamanıza neden oluyor.
Uzmanlar, güne kendi iç sesinizle başlamanın ve kişisel bir rutin oluşturmanın (örneğin kitap okumak, gün planlamak veya kısa bir yürüyüş yapmak) prefrontal korteksi güçlendirdiğini vurguluyor. Bu, karar verme yetinizi olumlu yönde etkiliyor.
İLK BİR SAAT TELEFONSUZ GEÇİRİLMELİ Telefonunuza ilk dokunduğunuz anda başkalarının gündemi sizin gündeminizi belirlemeye başlar. Oysa sabahın ilk saatini “ekransız bölge” olarak tanımlamak, zihninize kendi önceliklerinizi belirleme fırsatı sunar. Yapılan araştırmalar, bu disiplinin uygulanmasının bireylerin gün boyunca çok daha az “karar yorgunluğu” yaşamasını sağladığını ve daha uzun süre odaklanma yetilerini artırdığını göstermektedir. Bu yüzden, sabahları ilk bir saatinizi kendinize ayırarak güne daha verimli başlamanın yollarını keşfedin.
