Halk pazarında memnun kimse yok: ’35 senedir piyasadayım, en kötü yıllarımızı yaşıyoruz’

Img

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte tezgahlarda ürün bolluğu yaşanıyor. Ancak ne esnafın yüzü gülüyor ne de vatandaşın poşetleri doluyor.

Karacasu semt pazarında konuşan emekli Mehmet Karabay sorunun etiketlerde değil, vatandaşın cebinde olduğunu söyledi. Domatesin 20-25 liraya kadar düştüğünü ancak yine de alıcı bulamadığını belirten Karabay, kış hazırlığı yapacak vatandaşların salça maliyetleri karşısında kara kara düşündüğünü söyledi.

Tüp, elektrik ve ek giderlerin maliyetleri katladığını ifade eden Karabay, şunları kaydetti:

​”Ben 72 yaşındayım ve hâlâ tarımla uğraşıyorum. Sabah saat 06.00’da kalkıp tarlaya gidiyorum. Biz hâlâ üretmek ve örnek olmak için koşturuyoruz. İnsanlara saygımdan, ülke sevgimden dolayı tarımla uğraşmaya devam ediyorum. Benim bu yaşta yatıp dinlenmem, Avrupa’yı gezmem gerekirdi. 25 yıl önce emekli olduğumda aldığım ikramiyeyle ev sahibi olabilmiştim. Şimdi hadi bir babayiğit çıksın da bu şartlarda emekli ikramiyesiyle ev alsın görelim. O zaman o evi almasaydım, şimdi ben de buralarda sürünüyor olacaktım. Toplumda iki gerçek var; biri zengin, biri fakir. Önemli olan zenginle fakirin nerede eşitleneceğidir.”

Tarımın geleceği konusunda endişeleri olduğunu dile getiren Karabay, “Biz eziyet çektik, gençler çekmesin diye okuttuk ama şimdi de onların alım gücünü bitirdiler. Tarlada çalışacak genç kalmadı” dedi.

​”GEÇEN SENE 500 LİRA OLAN KİRAZ, BU SENE 50 LİRAYA SATILMIYOR”

​Pazarda 35 yıldır esnaflık yaptığını belirten Celal Cansız da meslek hayatının en kötü dönemini geçirdiğini savundu. Fiyatlar düşmesine rağmen müşteri bulamamaktan yakınan Cansız, ​”Ekonomi çok kötü. Her şey 50 liraya satılıyor. Demek ki milletin parası yok. 35 senedir piyasadayım, en kötü yıllarımızı yaşıyoruz. Kiraz bu sene o kadar bol olduğu halde satılmıyor. Geçen sene 500 liraydı bu kiraz, bu sene 50 liraya gitmiyor. Düşün yani… Kayısı 50 lira, erik 50, şeftali-nektarin 50 lira… Biber 50 lira, patlıcan 40 lira. Ama yok, müşteri yok. Alım gücü yok daha doğrusu” diye konuştu.

​”GÜNDEN GÜNE BORÇLANIYORUZ”

​”Kendimizi bildik bileli çalışıyoruz, koşturmasak ekmeğimizi çıkaramıyoruz. Ekonomik durum çok bozuk, kendi açımızdan ekonomimiz sakat. Aldığımız para 200-300 lira; bu ne yol parasına yetiyor ne yemeğe ne de evin masrafına. Günden güne borçlanıyoruz. Dört yıl öncesine kadar iyiydi, sonra satışlar çok düştü.

​Bugün emekli bir adam 20 bin lira aylık alıyor. 10 bin lirasını kiraya verse, geriye kalan para sadece fırına gidip günde 10-15 ekmek alsa yetmez. Ne yapması lazım bu adamın? Ek iş yapması lazım. 25 sene çalışmış adam, ömrünün kalanını istirahatle geçiremiyor. Bugün bir milletvekili 150-200 bin lira alıyor, ‘Onlar bile yetiremiyor’ diyen var. Biz 25-30 bin lirayla nasıl geçineceğiz? Kredi kartı borçlarını elden ele çekerek döndürmeye çalışıyoruz.”

yok

Author: Elif Koç