Cildi canlandırmak için en etkili yollar

Cildi canlandirmak icin en etkili yollar WUqYWuBC
Cildi canlandırmak için en etkili yollar

Biyokimya Uzmanı Ayşegül Çoruhlu, sağlıklı uzun yaşamın (longevity) sırlarını vermeye devam ediyor. SÖZCÜ TV’de Simge Fıstıkoğlu’nun sorularını yanıtlayan Dr. Çoruhlu, bu kez longevity eşliğinde sağlıklı ve canlı bir cildin ipuçlarını verdi…

Cilt alerjileri neden arttı?

Çok içeride yaşıyor olmamız o ılık ılık güneşle yakınlığımızı azalttı.  İşlenmiş gıdalarla beslenmemiz, tıpkı bağırsak gibi cilt de bir organ olduğu için onu da daha hassas yaptı ve her yeni nesilde bu problem daha da artmaya başladı… O yüzden aslında cilde de bir şeyin ‘resmi‘ olarak bakmak lazım. Yani cilt nazikse başka yerler de aynı naziklikte olabilir, hepsi birbiriyle alakalı. 

Kaşıntının birçok nedeni olabilir

Mesela cilt kaşıntısı… Cilt kuru ve gerginse bu olabilir, klasik cümle. “İşte güneşe ilk çıktım, onun hafif hissi” basit bir cümle. Havuzun kloru, basit bir cümle. Şimdi yukarıya çekiyoruz; mesela ürik asit yüksekliği de tıpkı deniz suyu gibi kaşıntı yapabilir.

Safra hastalığı sorunları kaşıntıya yol açabilir. Şimdi en yukarıya götürüyorum; bazen sebebi olmayan cilt kaşıntısı da yaş da müsaitse, daha ileri yaşta, aslında bir kanser metastazının göstergesi de olabilir. Çünkü vücutta bir iş dönüyorsa o ciltte bir kaşıntı ya da kuruluk olarak da ortaya çıkabilir. 

Simge Fıstıkoğlu’nun sorularıyla ‘Dr. Ayşegül Çoruhlu ile Longevity’ programı Pazar 14.00’te, tekrarı ise aynı gece 01.00’da SÖZCÜ Televizyonu’nda.

Sağlıksız yaşlandığınızı gösteren 2 işaret

İleri yaşlarda azıcık bile güneşlendiğinizde şunlar oluyor:

1 Kiraz lekeleri denen küçük kırmızı damar öbekçikleri oluyor. Dermatologlara gidiyorsun “Bu ne ya?” falan diye. Bu cildin yaşa bağlı toleransının azalmasıdır. 

2 Bir de elinin altına et beni gibi pütürler geliyor. Böyle bir dokunuyorsun, görünen renk beni değil de pütür pütür yani hani böyle bir bağırsak polipi gibi bir çoğalma oluyor yani aslında. Onlar olabiliyor, bunlar aslında sağlıklı yaşlanmıyor olduğunu biraz gösteren şeyler bence. 

SERAMİDİN MUCİZEVİ ETKİLERİ

Eğer biz güneşleneceksek ve kışın o üstteki kuruluk gidene kadar bekleyeceğim demek istemiyorsak işte orada yine seramidleri devreye sokuyoruz ki bronzlu halimizde cildimiz karton gibi olmasın. Aktinit keratoz güneşten aşırı zarar görmüş, kalınlaşmış, meşin cilttir.

Yani yaz güneşinin çok üst üste gelmesiyle vücudun da kendine bariyeri kalınlaştırıyor, o devridaim olmuyor. O üst tabaka daha ölü, daha kabarık bir tabaka oluyor ve o böyle kırışmaya, parşömen gibi görünmeye, derin izleri daha çok oturtmaya başlıyor. Onun da yaşla artıyor olmasının sebebi zaten seramid azalması. Bizim derdimiz de eksiği yerine koymak. Ciltteki tuğla örgüsünün arasına seramidi koyduğun zaman olay değişiyor. 

Koruma bariyeri zayıfsa neler olur?

Vücudun iç organlarının ve dışarıyla temasta olan organlarının kendine göre bir koruma bariyeri var. Bu bağırsakta da var, beyinde de var, ciltte de var. Cildimdeki bariyer koruması ne anlama gelir? Çatlak olduğunda doktor ne diyor? “Oraya işte bir antibiyotikli bir şey sür” diyor. “Hani oradan mikrop geçer” demeye getiriyor. 
İşte o üstündeki katman onun bariyeri.

Orada antimikrobiyal peptitler var. O üstteki bariyer yeterli olmazsa şu sorunlar yaşanır. Bana havuz suyu, güneş ışığı, kıyafet dokundu gibi… Temas yüzeyi ince ve korumasız ki bu sorunlar oldu değil mi? Normalde orası daha sağlam olsaydı bunlar olmazdı.  Zaten ne yapıyor dermatologlar? Size diyor ki “Bir bariyer kremi verelim, şöyle bir kalın bir tabaka sürün” falan filan. Aynı şekilde içeriden hasar olduğunda da işte egzamam var, işte kaşınıyor stres olunca. İşte zonanın izleri, örnek veriyorum hani viral bir şey de olabilir.

Koruyucu kalkan: SERAMİD

Bu bariyeri kendimiz yapsak olmuyor mu? Niye 5 yıl önce vardı şimdi yok? O zaman bariyerdeki en büyük konuyu da oradaki yağlar oluşturuyor.

Peki nerede yağ? Hani şunun altında pofidikti eskiden, o yağın azalması mı? Hayır. Cildin en üst katmanındaki keratinosit denen böyle keseyle döktüğün, topukta bol miktarda olan, aslında bir sürü…
Ölü deri dediğimiz, en üst ve onun altındakiler. Öyle bir katman var, gözden çıkarılabilir bir katman var orada. Bekleyeceksiniz ki yenileri gelsin de her hafta çıksın keseyle…

Tuğla harcı gibi cilt hücrelerini birbirine bağlar Bir de onun canlısı var yani ölünün dışında. Yani keratinositler. Bunlar yapıyor bariyeri. Nasıl yapıyor? Aynı tuğlalar gibi… Yan yana örülüler, aralarında da harçlar var. Harcın adı ne? İşte membran lipidleri, zar lipidleri. Neymiş o lipidler? Omega-3’ü var, kolesterolü var bildiğimiz ama şimdi seramidi de öğrendik. Bu deliksiz duvar yapacak tuğlaların arasındaki harç dediğimiz hücre membranı, keratinosit hücre membranını oluşturan maddelerin % 50’si yani bu duvardaki harcın % 50’si seramid. Bunu vücut yapıyor.

Seramid hücreciklerin etrafındaki yağı oluşturuyor. Demek ki o tuğlaların arasındaki o yağlı seramid dokusu sağlam olduğunda dermatoloğun yapmayı çalıştığı şeye dönüyoruz; dışarıdakinin içeri girmemesini, içerdekinin de dışarı çıkmamasını sağlıyoruz. Bariyer sağlamsa esneklik artar. Bunun bizim güzelliğimizle ne alakası vara gelince…  İşte yaz, güneş, güneş de kırışır mıyız falan konusu… İşte bu bariyer sağlamken aslında o esneklik de oluyor. Yağ nedir? Oynaşabilen bir şeydir, değil mi? Bir şey yağlıysa daha kaygandır, daha esnektir, daha gerilebilirdir, sonra tekrar toplayabilirdir.

Et benleri çoğalmadan aldırılmalı

Yaş ilerleyince deriden kabarık et benleri oluyor. Renksiz de olsa onları da aldırmak lazım. Çünkü ben ya da o et benleri çoğalma demek. Sonuçta orada aynı bağırsak polipi gibi yani çok abarttım ama onları da böyle bir almak emniyetli olur. Bazı benler mesela saçın dibi, ayak altı gibi temas yerlerinde, tarıyorsun hep orayı dürtüyorsun, basıyorsun hep orayı dürtüyorsun.

Temasın yani dürtmenin çok olduğu yerlerde hücreyi dürttüğün için zaten başkalaşmış, benleşmiş o, bir tık daha olumsuz başkalaşmaya gitme ihtimali olduğu için saç dibi ya da dedim ya ayak ya da neresiyse teması yüksek yerlerdeki benleri aldırmak lazım.

Sırt aklımıza gelmiyor ve orada oluyor oldukça, oraya baktırmak lazım. Bu malin melanom konusunda genelde işte “Ya güneşten olduk” konuşmaları olur ama bir sürü istatistikte de malin melanomun aslında güneş görmeyen yerlerde de olduğu bilindiği için “eşittir” değildir yani o konu, her bölge o bakımdan önemli.

Yaz güneşine maruziyet cildi kırıştırıyor

Güneş ne yapar? Bir renk verir cilde. Güneşin üst tabakasını koyulaştırması aslında ciltteki devridaimi artırıp da hani bir an önce o gitsin arkası gelsindir…

Neden yazın bronzlaşınca kışa girdiğimizde yine beyaz oluyoruz? Çünkü devridaim var. O devridaimi beklemen gerekiyor aylarca. O devridaim yaşla da azalır. Bodrum’a taşınmış, güneyde yaşayanların ciltlerinde çok mutlu, pırıl pırıl gözler ve karakter olduğu halde bakarsın dekoltesinde minik katlanmayı görürsün, boynunda görürsün. Tabii ki kaz ayağını falan, alındaki kırışıklığı daha belirgindir.

Her seramid etkili değil

Günümüzde her tarafta üstünde seramid yazan ürünler var. Bin türlüsü var, bir sürü firması var. Seramid bir lipid. Bitkisel kaynaklı buğdaydan yapılıyor. Ancak patenti ve bütün izinleriyle glüten içermiyor. Kaynağı buğdaya ait özel bir lipid. Buğdayın özel bir versiyonundan, özel bir tarafından çekilip ayrıştırılmış bir molekül. Şöyle cümleler de olabiliyor; “İşte bu ağızdan alınınca işe yaramıyor…” Bu arkası doldurulamamış bir laftır. Şimdi bir sürü seramid olabilir. Ad koyma işi çok enteresan. Yani yapıştırdın mı adı zannediyorsun ki içi aynı. Gerçekten bu tüketiciler için büyük tuzak yani içleri aynı değil. Örneğin ekstrakt ettikleri seramidi, buğday lipidini lüminesansla boyuyorlar. Lüminesans fosforlu boya gibi bir şey, özel bir ışık altında parlayan bir şey. 

yok

Author: Elif Koç